SKDM rehberi: gömülü emisyon nasıl hesaplanır, AB alıcısına nasıl gönderilir

Mevzuat

Alacakaranlıkta yüksek fırın ve sanayi tesisi kuleleri

AB'ye ihracat yapan çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre tesisleri için hazırlanmış tam rehber.

SKDM nedir?

SKDM, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın kısaltmasıdır; İngilizce adıyla CBAM olarak da geçer. AB'ye ithal edilen çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre ürünlerinin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonların beyan edilmesini zorunlu kılar. Yükümlülük AB'deki ithalatçıdadır; veri ise üretici tesisten gelir.

SKDM nedir?

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), AB'nin Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında karbon kaçağını önlemek için uyguladığı düzenlemedir. Karbon kaçağı, üretimin karbon maliyeti düşük ülkelere kayması demektir. Kapsamındaki ürün grupları çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, bir de elektrik ile hidrojen. Amaç, AB içindeki üreticinin tabi olduğu karbon maliyetinin ithal üründe de karşılığını bulmasıdır. Kapsam, ürünün CN kodundan belirlenir.

Birçok tesis yakıt ve elektrik tüketimini zaten kayıt altında tutar. SKDM'nin istediği, bu kayıtların ürün bazında ton başına gömülü emisyon değerine çevrilmesi ve AB'deki alıcının beyanında kullanılabilecek biçimde belgelenmesidir. Tesis içinde tutulan bir hesap ile alıcıya gönderilebilir bir dosya arasındaki fark budur.

SKDM kesin dönemi 1 Ocak 2026'da başladı ve 2026 takvim yılı ithalatı için AB'deki ithalatçının vereceği ilk yıllık beyanın son tarihi 30 Eylül 2027'dir. Türkiye'nin SKDM'den etkilenen ihracatı yıllık yaklaşık 19 milyar avro; toplam ihracatın yaklaşık %8'i bu kapsamda. Bu kapsamdaki her sevkiyatta AB'deki alıcı, beyanı için gömülü emisyon değerini üreticiden ister.

Bu rehber konunun tamamını kapsar: emisyon değeri türleri, veri hazırlama süreci, gereken veriler, maliyet kalemleri ve sık yapılan hatalar. Konuya yeni başlıyorsanız bölümleri sırayla okuyun; belirli bir aşamadaysanız doğrudan ilgili bölüme geçin.

Bu sayfada

Fabrikalar neden SKDM verisi hazırlar?

Kapsamdaki tesislerin sorusu genelde “bunu yapmalı mıyız” değil, “neden şimdi ve bize etkisi ne” oluyor. Yanıt üç başlıkta toplanıyor: mevzuat takvimi, AB alıcısından gelen veri talebi ve varsayılan değer ile gerçek değer arasındaki maliyet farkı.

Mevzuat takvimi

SKDM yükümlülüğü hukuken AB'deki ithalatçıya aittir; Türkiye'deki üretici tesise doğrudan bir yaptırım öngörülmez. Buna karşın beyanda kullanılacak verinin kaynağı üretici tesistir. Mevzuat dayanağı AB Uygulama Tüzüğü (AB) 2025/2547 ve 7552 sayılı İklim Kanunu'dur. 2026'dan itibaren gerçek değerlerin beyanda kullanılabilmesi için akredite üçüncü taraf doğrulaması zorunludur. Aynı tarihten itibaren SKDM kapsamlı ürünler AB'ye yalnızca yetkilendirilmiş SKDM beyan sahibi statüsü almış ithalatçılar üzerinden girebilir; bu statü için belirlenen başvuru tarihi 31 Mart 2026 idi; bu tarih geçti. Aynı veri seti, Türkiye ETS pilot dönemi kapsamındaki raporlama yükümlülüğünü de karşılar.

AB alıcısından gelen veri talebi

AB'deki ithalatçı, beyanını doldurabilmek için tedarikçisinden ürün bazında gömülü emisyon değeri ister. Bu verinin biçimi ve ayrıntı düzeyi AB Uygulama Tüzüğü (AB) 2025/2547 ile belirlenmiştir. Veri gelmezse ithalatçı varsayılan değeri kullanmak zorunda kalır; aradaki fark doğrudan alıcının maliyetine yazılır. Alıcı bu farkı uzun süre taşımak istemez. Yılda 50 tondan az SKDM kapsamlı mal ithal eden alıcılar, (AB) 2025/2083 Basitleştirme Tüzüğü ile gelen de minimis muafiyeti kapsamındadır; hidrojen ve elektrik bu muafiyetin dışındadır. Eşiğin üzerindeki alıcı, beyanını gerçek değerle doldurabilmek için bu veriyi tedarikçisinden ister; veri gelmezse varsayılan değeri kullanmak zorunda kalır ve aradaki farkı kendi maliyetine yazar.

AB'deki ithalatçı, kendi beyanında kullanacağı gömülü emisyon değerlerini tedarikçi sözleşmelerine şart olarak eklemeye başladı. Talep zincirde bir kademe daha aşağı iniyor: klinker, sünger demir veya amonyak gibi öncül madde satan tesisten de aynı veri isteniyor. Veri gönderemeyen tesis ceza almaz, sipariş kaybeder.

Varsayılan değer farkı

Çimentoda AB varsayılan değeri 2026 için ton başına 1,584 ton CO₂e olarak belirlendi ve bu değer “diğer ülkeler” satırından alınıp yıllık mark-up eklenerek bulundu. Mark-up 2026’da +%10, 2027’de +%20, 2028’den itibaren +%30 uygulanır; yani varsayılan değerle beyan her yıl daha pahalı hale gelir. Yani varsayılan değer, verimli çalışan bir tesisin gerçek değerinin belirgin biçimde üzerindedir. Karbon fiyatı AB ETS fiyatını takip ediyor; 2026 ilk çeyrekte ton CO₂ başına yaklaşık 75 avro seviyesindeydi. Gerçek değerini hesaplayıp belgeleyen tesis, alıcısına varsayılan değer yerine kendi verisini sunar.

Gömülü emisyon değerinizi hesaplayın

karbonveri, tesisin elindeki fatura ve üretim kayıtlarından ürün bazında gömülü emisyon değerini hesaplar ve AB alıcısına gidecek dosyayı üretir. Hesap, tesisin mevcut kayıtlarından yapılır.

SKDM'de emisyon değeri türleri

SKDM tek bir hesap yöntemine dayanmaz. Beyanda hangi değerin kullanılacağı verinin kaynağına ve doğrulama durumuna göre değişir; gömülü emisyon ise üç ayrı kalemden oluşur. Kendi tesisiniz için hangisinin geçerli olduğunu bilmek veri hazırlığının ilk adımıdır.

  • Gerçek değerler tesisin kendi yakıt, elektrik, hammadde ve üretim miktarı kayıtlarından hesaplanır. 2026'dan itibaren beyanda kullanılabilmesi için akredite üçüncü taraf doğrulaması zorunludur. Doğrulanmış gerçek değer, alıcının maliyetini varsayılan değere göre aşağı çekebilen tek seçenektir.
  • Varsayılan değerler tesisten doğrulanmış veri gelmediğinde AB tarafından uygulanır. Ürün grubuna göre tanımlanmış tek bir değerdir; tesisin kendi performansına bakmaz. Çimentoda bu değer 2026 için ton başına 1,584 ton CO₂e'dir. Varsayılan değer uygulandığında oluşan maliyet farkı ithalatçının üzerinde kalır.

Gerçek değer ile varsayılan değer arasındaki fark

Gerçek değerin hangi verilerden hesaplandığını, akredite doğrulamanın nasıl işlediğini ve varsayılan değer uygulandığında maliyetin nereye bindiğini anlatan yazıyı okuyabilirsiniz.

Yazıyı okuyun
Baretli işçi üretim atölyesinde parça üzerinde çalışıyor
  • Doğrudan emisyonlar tesis sınırları içinde yakılan yakıttan ve üretim sürecinin kendisinden kaynaklanır. Çimentoda klinker üretimindeki kalsinasyon, demir-çelikte kok ve doğal gaz tüketimi bu başlıktadır. Hesap, tesisin fatura ve üretim kayıtlarından yapılır.
  • Dolaylı emisyonlar tesisin satın aldığı elektrikten gelir. Elektrik faturasındaki tüketim miktarı ile şebeke emisyon faktörü kullanılarak hesaplanır. Alüminyum ve elektrik yoğun süreçlerde bu kalem toplam gömülü emisyonun büyük bölümünü oluşturabilir; bu nedenle tüketim verisinin tesis ve dönem bazında ayrıştırılabilmesi önem taşır.
  • Öncül madde emisyonları nihai üründe kullanılan ara ürünlerden taşınır. Klinkerden çimentoya, sıcak hadde ürününden soğuk hadde ürününe geçişte önceki aşamanın gömülü emisyonu üstüne biner. Öncül madde dışarıdan alınıyorsa tedarikçiden gelen değer kullanılır; gelmiyorsa AB varsayılan değeri devreye girer.
  • Sektöre özgü kurallar her ürün grubu için ayrı tanımlanmıştır. Hangi süreç adımlarının kapsama gireceği ve hesabın hangi birim üzerinden raporlanacağı ürün grubuna göre değişir. Kapsamdaki ürün grupları şunlardır: çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen. Bu rehber çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre tesislerini ele alır.

Tüm değer türleri için geçerli bir nokta var: hangi değerin beyanda görüneceğini, tesisin dosyayı alıcıya beyan tarihinden önce ulaştırıp ulaştırmadığı belirler. Gerçek değer kullanmak isteyen tesisin veri toplama ve akredite doğrulama sürecini bu tarihten geriye doğru planlaması gerekir.

Türkiye ETS pilot dönemi

Türkiye ETS kapsamı EK-1 faaliyet listesine ve kapasite eşiklerine göre belirlenir. Türkiye ETS Yönetmeliği 27 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi ; ücretsiz tahsisat kıyas değerine göre verilir.

Türkiye ETS raporunu inceleyin
Konteyner limanının havadan görünümü

SKDM veri hazırlama süreci: adım adım

Süreç, tesisin elindeki kayıtların toplanmasıyla başlar ve AB alıcısına gönderilen dosyayla biter. Aradaki tek zorunlu dış adım, gerçek değer kullanılacaksa akredite üçüncü taraf doğrulamasıdır. 2026 takvim yılı ithalatı için ilk yıllık beyanın son tarihi 30 Eylül 2027'dir. Bu tarih ithalatçının beyan tarihidir; tesisin veriyi alıcıya ulaştırması ve gerekiyorsa doğrulatması bundan önce tamamlanmış olmalıdır.

Süreç beş aşamada yürür:

  1. Kapsam belirleme. Hangi ürünlerinizin SKDM kapsamında olduğu gümrük tarife pozisyonu üzerinden belirlenir: AB tarafında CN kodu, Türkiye tarafında GTİP kodu. Aynı tesiste kapsam içi ve kapsam dışı üretim birlikte yürüyorsa veri bu ayrım korunacak biçimde toplanmalıdır. Ayrım baştan yapılmazsa sonraki aşamalarda geriye dönük düzeltme gerekir.
  2. Veri girin. Yakıt tüketimi, elektrik tüketimi, hammadde ve öncül madde alımları ile dönem içi üretim miktarı sisteme girilir. Bu verilerin tamamı tesiste zaten mevcuttur: fatura, sevk irsaliyesi ve üretim kayıtları. Bunların dışında yeni bir kayıt tutulması gerekmez.
  3. Hesaplayın. Sistem, girilen veriden ürün grubu ve süreç adımı bazında ton başına gömülü emisyon değerini hesaplar. Doğrudan emisyonlar, elektrikten gelen dolaylı emisyonlar ve öncül maddelerden taşınan emisyonlar ayrı ayrı gösterilir. Her adım, hangi girdiden hangi katsayıyla türetildiğiyle birlikte kayıt altına alınır.
  4. Doğrulatın. Gerçek değer kullanılacaksa bu adım akredite bir doğrulayıcıyla yürütülür. İncelemenin konusu hesabın sonucu değil, sonuca hangi kayıttan hangi katsayıyla ulaşıldığıdır. Girdi ve katsayı kayıtlı olduğu için istenen belgeler hazır durumdadır.
  5. Gönderin. Hazırlanan belgeler O3CI operatör portalına yüklenir ya da AB'deki alıcıya e-postayla iletilir. Hangi ürünün, hangi alıcıya, hangi dönem için, hangi değerle gönderildiği kayıt altında tutulur. İzleme planı ile operatör emisyon raporu akredite doğrulayıcıya, rapor özeti AB alıcınıza gider; üçü de İngilizce hazırlanır. Aynı veriden Türkiye ETS raporu da ayrıca çıkarılır.

Bu aşamalardan sonra sürecin bittiğini varsaymamak gerekir. Veri her raporlama dönemi için yenilenir. Üretim yöntemi, yakıt karması ya da tedarikçi değiştiğinde gömülü emisyon değeri de değişir; hesabın kaynağındaki kayıtların düzenli tutulması sonraki dönemlerin işini kısaltır.

Mevzuat takvimini ayrıntılı görün

SKDM kesin döneminin başlangıcı, ilk yıllık beyan tarihi ve Türkiye ETS takvimini bir arada anlatan yazıyı okuyabilirsiniz.

Takvime bakın

SKDM için hangi verileri hazırlarsınız

Gömülü emisyon hesabı, dönem bazında derlenen tesis kayıtlarıyla kurulur. Kaynak üç başlıkta toplanır ve hepsinin ortak koşulu aynıdır: hesabın belgeye dayanması. Doğrulayıcı hesabın kendisini değil, hesabın dayandığı kaydı ister.

Yakıt ve elektrik verisi

Dönem içinde tüketilen doğal gaz, kömür, petrokok ve diğer yakıtların miktarı ile satın alınan elektriğin tüketim miktarı gerekir. Kaynak, tedarikçi faturaları ve tesis tüketim kayıtlarıdır. Faturaların raporlama dönemiyle örtüşmesi önemlidir: dönem sonuna sarkan bir fatura ya da tesis geneli için tek kalemde gelen bir tüketim, ürün bazında dağıtılamadığında hesabı belirsiz hâle getirir. Birden fazla üretim hattı varsa tüketimin hat bazında ayrıştırılabilmesi gerekir.

Hammadde ve öncül madde verisi

Öncül maddelerin gömülü emisyonu nihai ürüne taşınır. Klinker, sünger demir, alüminyum külçe ya da amonyak gibi ara ürünler dışarıdan alınıyorsa tedarikçiden gelen değer kullanılır. Bu değer tedarikçiden temin edilemiyorsa AB varsayılan değeri devreye girer ve hesap tesisin gerçek performansını yansıtmaz. Bu nedenle öncül madde tedarikçilerinden veri toplamak, kendi verinizi toplamak kadar belirleyicidir. Alım miktarları sevk irsaliyeleri ve stok kayıtlarından alınır.

Üçüncü başlık üretim miktarı verisidir. Gömülü emisyon ton başına raporlandığı için, dönem içinde üretilen kapsam içi ürün miktarının yakıt ve elektrik verisiyle aynı sınırlar içinde kayıt altına alınmış olması gerekir.

Veri kalitesi

Hesabın kalitesi girdinin kalitesine bağlıdır. Tesis geneli üzerinden dağıtılmış veriler bir başlangıç noktası olabilir, ancak doğrulayıcı her kalem için kaynağın ne olduğunu ve dağıtımın hangi mantıkla yapıldığını sorar. Kaynağı belgelenebilen veri, doğrulama aşamasında geri dönmez.

Öncül madde verisi nasıl toplanır

Klinker, sünger demir ve amonyak gibi ara ürünlerde tedarikçiden hangi verinin isteneceğini ve veri gelmediğinde hesabın nasıl etkilendiğini anlatan yazıyı okuyabilirsiniz.

Yazıyı okuyun

SKDM veri hazırlığının maliyeti

SKDM veri hazırlığının dört maliyet kalemi vardır.

Yazılım planları

karbonveri planları tesisin izleme karmaşıklığına ve tesis sayısına göre belirlenir. İki plan vardır: Standart ve Kurumsal. Aşağıdaki tablolar planların kapsamını gösterir; fiyat, tesis yapınıza bakılarak teklif olarak iletilir. Tek fırınlı ve standart yöntemle (miktar × faktör) izlenen bir tesiste uyum için gereken her belge, hesap ve denetim kaydı Standart plandadır. Kütle dengesi, sürekli emisyon ölçümü (CEMS), kojenerasyon dağıtımı ya da atık gaz aktarımı bulunan entegre tesisler Kurumsal plandadır; sınırsız tesis, ERP aktarımı, API erişimi ve öncelikli destek de oradadır.

Standart ve Kurumsal planları

KapsamStandartKurumsal
Tesis sayısıTeklifle belirlenirSınırsız tesis
İzleme yöntemiStandart yöntem (miktar × faktör)Kütle dengesi, CEMS, kojenerasyon ve atık gaz dâhil
SKDM gömülü emisyon hesabıDahilDahil
Türkiye ETS raporuDahilDahil
AB alıcısına dosya gönderimiDahilDahil
Alıcı yönetimi ve gönderim kaydıDahilDahil
Doğrulayıcı için denetim iziDahilDahil
FiyatTeklif AlınTeklif Alın

Kurumsal planın ek kalemleri

KapsamKurumsal
Sınırsız tesisDahil
Kütle dengesi yöntemiDahil
Ölçüm-tabanlı yöntem (CEMS)Dahil
Kojenerasyon dağıtımıDahil
Atık gaz düzeltmesiDahil
ERP entegrasyonuDahil
API erişimiDahil
Öncelikli destek ve eğitimDahil
FiyatTeklif Alın


Not: Plan kapsamları tesis yapısına göre değişebilir; güncel kapsam ve fiyat için teklif talep edin.

Plan ücreti yazılım kullanımını kapsar. Akredite üçüncü taraf doğrulama ücreti buna dahil değildir; doğrulama bağımsız bir kuruluştan alınır ve tesisin kapsamına göre ayrıca fiyatlandırılır.

İç kaynak maliyeti

Veri toplama işi tesisin kendi ekibine düşer: yakıt ve elektrik faturalarının dönem bazında derlenmesi, öncül madde alımlarının kayıtlardan çıkarılması, üretim miktarlarının kapsam içi ve kapsam dışı olarak ayrıştırılması. Bu işin bir bölümü her raporlama döneminde tekrarlanır. Verinin tek yerde toplanması, tekrarlanan bu yükü doğrudan azaltır.

Danışmanlık maliyeti

Birçok tesis SKDM hazırlığını dışarıdan danışmanlıkla yürütüyor. Danışmanlık her raporlama döneminde yeniden fatura edilen bir kalemdir ve hesap tesisin kendi sisteminde tutulmadığı için veri her dönem yeniden derlenir. Hesabın tesiste kalması, danışmanlık ihtiyacını yöntem sorularıyla sınırlar.

karbonveri, hesabı ve dayandığı kayıtları tesisin kendi hesabında tutar; sonraki dönemlerde aynı veri yapısı yeniden kullanılır.

Doğrulama maliyeti

Doğrulama ücreti, doğrulayıcının hesabı incelemek için harcadığı süreyle doğrudan ilişkilidir. Bu süre kapsamdaki tesis sayısına, ürün grubu sayısına ve kayıtların sunuluş biçimine göre değişir. Girdilerin, katsayıların ve hesap adımlarının kayıtlı olduğu bir dosya, dağınık tablolara göre çok daha kısa sürede incelenir.

En sık karşılaşılan sorunlar

SKDM veri hazırlığında yaşanan gecikmelerin büyük bölümü aynı beş başlıkta toplanıyor. Hiçbiri kaçınılmaz değil, ancak hepsinin başta çözülmesi sonradan düzeltilmesinden kolay.

Kapsam ayrımının baştan yapılmaması. Aynı tesiste kapsam içi ve kapsam dışı ürünler birlikte üretiliyorsa, yakıt ve elektrik tüketiminin bu ayrıma göre dağıtılabilmesi gerekir. Tüketim tesis geneli tek kalemde kayıtlıysa ürün bazında gömülü emisyon değeri sağlıklı çıkmaz ve doğrulama aşamasında dağıtım mantığı sorulur. Ayrımı üretim kayıtlarının tutulduğu aşamada yapmak, sonradan geriye dönük dağıtım yapmaktan çok daha az iş çıkarır.

Öncül madde verisinin eksik kalması. Dışarıdan alınan klinker, sünger demir ya da amonyak için tedarikçiden değer gelmediğinde AB varsayılan değeri devreye girer. Bu durumda kendi süreçlerinizde elde ettiğiniz iyileştirme nihai üründe görünmez. Tedarikçilerden veri talebini raporlama döneminin sonuna bırakmak, bu kalemi en sık kaybettiren nedendir.

Belgelenmemiş varsayımlar. Hesapta yapılan her varsayımın kaynağı gösterilebilmelidir: hangi emisyon faktörü kullanıldı, tüketim hangi orana göre dağıtıldı, hangi dönem hangi faturaya karşılık geliyor. Bu gerekçeler hesabın yanında tutulmadığında aylar sonra yeniden aranır. Kaynağı gösterilemeyen her kalem ek bir soru turu doğurur.

Takvimin geç hesaplanması. 2026 takvim yılı verisi için AB'deki ithalatçının beyan tarihi 30 Eylül 2027'dir. Tesisin veriyi toplaması, hesabı tamamlaması ve gerekiyorsa akredite doğrulamayı bitirmesi bu tarihten önce olmalıdır. Doğrulama randevusu genellikle en geç düşünülen, en erken planlanması gereken adımdır.

Verinin tek kişide kalması. Fatura, üretim kaydı ve tedarikçi yazışması çoğu tesiste farklı birimlerde durur ve süreci genellikle tek bir kişi bir arada tutar. O kişi değiştiğinde hesap sıfırdan kurulur. Verinin ve hesap adımlarının ortak bir yerde tutulması bu bağımlılığı ortadan kaldırır.

Veri hazırlığını tek yerde toplayın

karbonveri, tesisin fatura ve üretim kayıtlarından gömülü emisyon değerini hesaplar, doğrulayıcının isteyeceği kaydı hesapla birlikte tutar ve AB alıcısına gidecek dosyayı üretir. Aynı veriden Türkiye ETS raporu da çıkar.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. SKDM yükümlülüğü hukuken AB'deki ithalatçıya aittir; Türkiye'deki üretici tesise doğrudan bir yaptırım öngörülmez. Veri gelmediğinde AB varsayılan değeri uygular ve gerçek değer ile varsayılan değer arasındaki maliyet farkı ithalatçının üzerinde kalır. Alıcı bu farkı taşımak yerine tedarikçi değiştirebilir. Sorun ceza değil, sipariş kaybıdır. Ayrıntı için Varsayılan değer farkı nedir? →

Hesap, tesiste zaten bulunan kayıtlardan yapılır: yakıt ve elektrik faturaları, hammadde ile öncül madde alım kayıtları ve dönem içi üretim miktarları. Bu kayıtların tamamı tesiste hâlihazırda tutulur. karbonveri bu verileri girdi olarak alır, ürün grubu ve süreç adımı bazında ton başına gömülü emisyon değerini hesaplar ve sonucu AB alıcısının beyanında kullanılabilecek biçimde belgeler. Ayrıntılı bilgi için karbon hesaplama sayfasına bakabilirsiniz.

Hayır, iki rapor aynı veriden çıkar. Türkiye ETS Yönetmeliği 27 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi; kapsam EK-1 faaliyet listesine ve kapasite eşiklerine göre belirlenir, ücretsiz tahsisat kıyas değerine göre verilir. SKDM ise ürün bazında ton başına gömülü emisyon değeri ister. İki raporun istediği ayrıntı düzeyi farklıdır, ancak kaynak veriler aynıdır: yakıt, elektrik, hammadde ve üretim miktarı. Veriyi bir kez girip iki raporu da üretmek, iki ayrı hazırlık yürütmeye göre hem daha az iş çıkarır hem de iki rapor arasında tutarsızlık kalmasını önler.

Bu durumda o kalem için AB varsayılan değeri kullanılır ve nihai ürünün gömülü emisyon değeri yükselir. Kendi süreçlerinizde elde ettiğiniz iyileştirme, dışarıdan alınan klinker, sünger demir ya da amonyak için varsayılan değer uygulandığında sonuçta görünmez. Tedarikçi verisi talebini raporlama döneminin başında iletmek, dönem sonunda toplamaya çalışmaktan daha sonuç verir. Hangi tedarikçiden hangi dönem için veri geldiği kayıt altında tutulduğunda eksik kalan kalem dönem içinde görülür. Öncül madde verisinin nasıl toplanacağı için Hammadde ve öncül madde verisi →

Evet. 2026'dan itibaren gerçek değerlerin AB beyanında kullanılabilmesi için akredite üçüncü taraf doğrulaması zorunludur. Doğrulayıcı hesabın sonucunu değil, hesabın dayandığı kayıtları ve yöntemi inceler: hangi fatura hangi döneme ait, tüketim hangi orana göre dağıtıldı, hangi emisyon faktörü kullanıldı. Sürecin nasıl işlediği için SKDM veri hazırlama süreci bölümüne bakabilirsiniz. Girdilerin ve hesap adımlarının kayıtlı olduğu bir dosya doğrulayıcının incelemesini kısaltır. Doğrulama alınmazsa beyanda varsayılan değer kullanılır.

Doğrulayıcı izleme planı ile operatör emisyon raporunu, AB alıcınız rapor özetini alır; belgeler İngilizce hazırlanır. karbonveri, AB alıcısına gidecek dosyayı bu dilde üretir; tesis içindeki kullanım ve Türkiye ETS raporu Türkçe kalır.

Aynı veri setinden iki dilde çıktı alınması, tesisin veriyi iki kez hazırlamasını gereksiz kılar. Mevzuat dayanağı AB Uygulama Tüzüğü (AB) 2025/2547 ve 7552 sayılı İklim Kanunu'dur.