
Varsayılan değer farkı
SKDM (CBAM) kesin dönemi 1 Ocak 2026'da başladı. AB'deki ithalatçı, ithal ettiği ürünün gömülü emisyonu için SKDM sertifikası satın alıp teslim etmek zorunda. Teslim edilecek sertifika sayısı gömülü emisyonun tamamı değildir: AB ETS'te aynı ürüne verilen ücretsiz tahsisatın karşılığı düşülür ve bu indirim kademeli geçiş faktörüne göre her yıl küçülür. Faktör 2026'da %2,5, 2030'da %48,5, 2034'te %100.
İndirim iki senaryoda aynı kalemden yapılmaz: gerçek değer bildirdiğinizde süreç bazlı kıyas sütunu, varsayılan değer uygulandığında üretim zincirinin tamamını kapsayan kıyas sütunu geçerli olur. Bu yüzden aradaki fark sertifika farkına birebir dönüşmez; hesabın iki tarafı ayrı kurulup çıkarılır. Fark yine de kalır ve kademeli geçiş faktörü büyüdükçe indirim küçüldüğü için her yıl büyür.
Tesis verisi sunulmazsa AB varsayılan değeri uygular. Çimentoda bu değer 2026 için ton başına 1,584 ton CO₂e ve “diğer ülkeler” satırından alınıp yıllık mark-up eklenerek bulundu; yani çoğu tesisin gerçek değerinin üzerinde. Mark-up 2026’da +%10, 2027’de +%20, 2028’den itibaren +%30 uygulanır; yani varsayılan değerle beyan her yıl daha pahalı hale gelir.
Aradaki fark alıcınızın maliyetine biner ve ihraç ettiğiniz ton sayısıyla çarpılır; etkisi tek sevkiyatta değil yıllık sözleşme hacminde görünür.
Büyüklüğü sektörün kendi açıklamasından okunabiliyor: TÜRKÇİMENTO’ya göre Türk tesislerinin gri klinkerdeki fiili emisyonu ton başına 0,88 ton CO₂ iken AB mevzuatında Türkiye için geçerli varsayılan 1,551; birlik bunun ton başına karbon maliyetini yaklaşık 20 avrodan 80 avroya çıkardığını açıkladı. Klinkerin ihracat fiyatının kendisi bu mertebede olduğu için, varsayılan değerle taşınan karbon maliyeti ürünün satış fiyatına yaklaşabiliyor.
SKDM’de fabrikaya kesilen bir ceza yok; kayıp buradan, alıcının ödediği farkın sözleşme görüşmesine dönmesinden doğuyor. yazılımın maliyeti ve teklifi belirleyen ölçütler.




