
Rafineri tesisleri karbon verisine neden şimdi hazırlanıyor
Rafineri ürünleri, SKDM'nin bugünkü mal kapsamında bulunmuyor. Kesin dönem 1 Ocak 2026'da başladı ve çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre gibi kapsamdaki mallar için işliyor. Bir ürünün kapsama girip girmediğini CN (AB) / GTİP (TR) kodu belirler; rafineri ürünlerinin kodları bugünkü listede yer almıyor. Altı ürün grubu şudur: çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen.
Rafineri tesisleri bu tablonun dışında değil. Kapsamdaki sektörlerle aynı türde yakıt, elektrik ve proses kaydını tutuyor, aynı hesap yöntemini kendi ürünleri için kurabiliyorlar. Hesabın mevzuat dayanağı AB Uygulama Tüzüğü (AB) 2025/2547 ve 7552 sayılı İklim Kanunu. Bu metinler gömülü emisyonun hangi girdilerden hesaplanacağını ve hangi kayıtların tutulacağını tanımlıyor. Türkiye ETS Yönetmeliği 27 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi; kapsam tesis bazında EK-1 faaliyet listesine ve kapasite eşiklerine göre belirleniyor. EK-1'de petrol rafinasyonu 20 MW ve üzeri kapasiteyle yer alıyor: rafineri ürünleri SKDM kapsamında değil, ancak tesis Türkiye ETS kapsamında olabilir.
Kapsamdaki mallarda SKDM yükümlülüğü hukuken AB'deki ithalatçıda, Türkiye'deki tesiste değil; beyan edilecek veri ise tesisten gelmek zorunda. Veri gelmediğinde AB varsayılan değer uygular ve fark alıcının maliyetine biner; alıcı bu farkı taşımak yerine gerçek değeri belgeleyebilen tedarikçiye yönelebilir. SKDM'nin varlık sebebi karbon kaçağı: üretimin karbon fiyatı düşük ülkelere kaymasını önlemek. Rafineri ürünleri kapsama alınırsa aynı mekanizma işler; konu ceza değil, müşteriyi elde tutmak. Hesap için yeni bir veri düzeni kurmak gerekmiyor: yakıt ve elektrik faturaları, hammadde girişleri ve üretim miktarları zaten tesisin elinde.


